İslamda Secde ile ilgili konular

1-) Secdenin sünnete uygun olabilmesi için alın ve burnu birlikte yere koymak gerekir. Özür sebebiyle biri konulmasa da secde caizdir. Bir kimsenin özürsüz alnını yere koyup , burnunu yere koymaması mekruhtur. Burun konulduğu halde alın konulmazsa Ebu hanife’ye göre kerahatte caizdir. Ebu Yusuf ve imam Muhammed’e göre böyle bir secde caiz değildir. Tercih edilen görüş de bu iki imamın görüşüdür.

2-) Bir özre binaen de olsa yanak ve çene gibi secde yapılmaz. Namaz kılan kimse özürlü olduğu için alnını ve burnunu yere koyamıyorsa , namazını ima ile kılar. Secdeye gücü yetmeyen kimse başı ile işaret eder. Böyle birinin üzerine secde etmek için yastık veya sehpa gibi bir şey edinmesi şart değildir. Fakat böyle bir şey üzerine secde edecek olsa namazı sahihtir.

3-) Secde edilen yerin sertliğini duymak esastır. Bunun için yüz içinde kaybolacak kadar yumuşak bir şeyin üzerine secde etmek caiz olmaz. Ot , saman, pamuk veya kar gibi yumuşak şeyler üzerine secde edildiğinde alın ve burun sabit durur ve sertliği hissederse caiz olur. Hayvan , iki ağaç arasına gerilmiş salıncak ve çuval da olmayan pirinç ve darı üzerine secde caiz olmaz. Hayvan , iki ağaç arasına gerilmiş salınca ve çuval da olmayan pirinç ve darı üzerine secde caiz olmaz Secde edilen yerin ayağın bastığı yerle aynı seviyede olması asıldır. 23-24 santimetreye kadar yükseklik secdenin sıhhatine mani değildir.

4-) bir kimsenin özürsüz olarak uyluğu üzerine secde etmesi caiz olmaz. Fakat kalabalıktan veya başka bir özürden dolayı dizler üzerine secde caiz olur. yine kalabalıktan dolayı aynı namazı kılanların birbiri ardına secde etmeleri caizdir.

5-) Alnı: sarığın sargıları ve takkenin kenarı ve alından sarkan saç üzerine ve elbisenin kolu , ağzı , eteği ve eller üzerine koymak sahih olur ise de , özürsüz iken tenzihen mekruh olur. Ancak üzerindeki elbise, kendi uzuvları gibi sayıldığı için , bunların altındaki yerlerin temiz olmaları lazımdır.

6-) Bir özür bulunmasa bile yere serilen temiz bir şey üzerine secde edilebilir. Hatta bu şeyin serildiği yer temiz olmasa bile üzerinde namaz kılınabilir. Hatta bu şeyin serildiği yer temiz olmasa bile üzerinde namaz kılınabilir. Yeter ki o yerin pis kokusu veya rengi gibi bir eseri ortaya çıkmasın. Ancak böyle bir şeyin yere serilmesi sıcaktan veya soğuktan korunmak yahut elbiseyi tozdan topraktan korumak amacıyla olmalıdır. yoksa oturma veya secde halinde yere temas edecek olan azaları mücerret olarak topraktan korumak için yere bir şey sermek kerahetten hali değeildir.

7-) Secde de , secde denilecek kadar o vaziyette durmak farzdır. SEcde de mutmain olmak vacip , üç sefer tespih okumak sünnettir. Bu sünnetin orta derecesi beş tesbih , ala derecesi yedi tesbih okumaktır. Yalnız başına namaz kılan daha fazla tesbih edebilir. Fakat imam olan kimse cemaatin rızası bulunmadıkça üçten fazla tesbihte bulunmamalıdır. Çünkü cemaati usandırmak ve kaçırmak uygun değildir.

8- Her rekatta ki iki secdeden biri kasten terk edilirse namaz bozulur. Yanılarak terk edilirse namazdan sonar hatıra gelse bile namaza aykırı bir iş yapılmışsa, hatırladığı anda secdeye varılır ve ondan sonra son oturuş iade edilir ve sehiv secdesi yapılır.

9-) Secdede elleri ve dizleri yere koymak sünnettir. iki ayağı yere koymak farzdır. Bu yüzden iki ayağın veya bir ayağın parmakları yere konmadıkça secde caiz olmaz . Tercih edilen görüş mudur , Bir ayağın yalnız bir parmağını veya ayağın yalnız üstünü yere koymak yeterli olmaz. Secde esnasında ayaklar bir tesbih miktarı değmeden yerden kesilse secde yine caiz değildir. Secdede ayak parmaklarını bükerek uçlarını kıbleye çevirmelidir. Secdeye gidilirken ayakların değişmesi parmak uçlarının yerden kesilmesi secdeye zarar vermez. Yeter ki secde anında parmak uçları yere değsin.

Sizlerde daha güzel ve keyifli zamanlar geçirmek için islami odalar kanallarında dini bilgiler konularında faydalanarak çok güzel zamanlar geçirebilirsiniz Tüm kullanıcılarımız için üyelik ve şifre gerektirmeden giriş yaparak daha güzel ve keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

Author: Dini

Bir cevap yazın