Dinimizde Cuma Namazını Bazı Hususlar

Her ne sebeple olursa olsun , cuma namazına gidemeyen kimselerin o gün öğle namazını cemaatle kılmaları mekruhtur. Fakat cuma namazı kılınmayan herhangi bir yerleşim merkezinde olanların öğle namazını cemaatle kılmasında bir mahruz yoktur.
Meşru mazeret sebebiyle cuma namazını kılamayanların ve kadınların öğle namazını cuma namazını cuma namazından önce kılmak ise tenzihen mekruhtur.
imama teşehhütte veya sehiv secdesi esnasında yetişen biri imam selam verdikten sonra cuma namazını iki rekat olarak tek başına kılar. Böyle kimseler cuma namazına yetişmiş sayılır.
Cuma günü zeval vaktinden sonra , cuma namazını kılmadan yolculuğa çıkmak mekruhtur.
Zuhr-I Ahir:

Zuhr-i ahir sözlükte son öğle namazı demektir. ıstılahta ise cuma namazından sonra zuhr-ı ahir adıyla kılınan dört rekat namazın adıdır.

Zuhr-ı ahir , bir beldede ihtiyaç olmaksızın birden fazla cuma namazı kılıp kılınamayacağı hususunda yapılan görüş ayrılığından kurtulmak için kılınır. Şöyle ki : İmam-ı Azam ile Muhammed’e göre ihtiyaç olsun olmasın istenildiği kadar camilerde cuma namazı kılmak caizdir. Fetvaya esas olan görüş budur.
İmam ebu yusuf’a göre bir yerleşim yerinde bir yerde cuma namazı kılmak mümkün değilse , ancak ihtiyaç kadar camilerde cuma namazını kılmak caiz olur. Aksi takdirde ilk önce iftitah tekbiri alanların cuma namazları sahih , diğerlerinin ki sahih değildir.

İşte böyle bir görüş ayrılığından kurtulmak için cumanın dört rekat sünnetinden sonra zuhr-ı ahir adıyla dört rekat namaz daha ihtiyaten kılnımaktadır. AYrıca zuhr-ı ahirden sonra iki rekat vakit sünneti de kılınır.

Zuhr-ı Ahir’E şöyle niyet edilir: Niyet ettim Allah rızası için vaktine erişip henüz üzerimden düşmeyen son öğle namazını kılmaya.”

Cumanın şartlarından birisi gerçekleşmeyince zuhr-i ahir öğle namazı yerine , şartlar tahakkuk edince varsa öğle namazının kazası yerine , yoksa dört rekat bir nafile namaz yerine geçer.

Author: Dini

Bir cevap yazın